"Bildiklerini anlat. Ama akıl vermeye kalkma. Anlatılanları iyi dinle. Ama hepsini doğru sanma." (Kızılderili Atasözü)
"Yılbaşı" yani 1 Ocak, Jülyen takvimine göre "Hristiyanlık öncesi" Roma'da, Batı dillerinde Ocak ayını anlatan January, Janvier, Januar gibi sözcükler Roma kapı tanrısı Janus'tan gelir. Janus, bir yüzü sağa, bir yüzü sola bakan iki yüzlü Roma tanrısıdır. Bunun nedeni Ocak ayının bir yönüyle geçen yıla, bir başka yönüyle de gelecek yıla bakmasıdır. Bu benzerlik Ocak ayının İngilizcede january biçiminde adlandırılmasına yol açmıştır. Elbette Türkçe Ocak sözcüğü bambaşka bir kökten gelmektedir. "Ocak", Eski Türkçe *ōt-çak sözcüğünden gelen "otçak" sözcüğünden evrilmiştir. Ay adı olarak kullanımı 1945 yılları dolaylarındadır. Hıristiyanlıkta ise Luka incil'inde kaydedildiğine göre; Aralık 25'de doğan Hz. İsa doğumunun 8. günü sünnet edilmiştir. Bu gün daha sonra yılın başladığı gün olarak belirlenmiş ve günümüzde Anglikan, Ortodoks ve Süryani kiliselerinde 1 Ocak'ta bu sünnet anılır.
"Şükran Günü", Amerika ve Kanada'da kutlanan ulusal bir bayramdır.
Kökeni ise Plymouth'taki ilk İngiliz kolonicileri Pilgrimler ve Wampanoag Kızılderilileri ile ortak düzenlediklerine inanılan bir hasat yemeği olsa da günümüzde, Kızılderili unsurlardan ayrışarak, yalnız aile ve Tanrı'ya adanan bir hal almıştır. Özellikle Amerika'da Şükran Günü kutlaması, mitoloji ve sembolizm açısından zengindir. Ancak Amerika Birleşik Devletleri ile ilgili üzücü gerçek şu ki, birkaç yüz yıl içinde Şükran Günü kutlaması ile ilgili kendi tarihini mitolojik bir fantezide yeniden yazmayı başarmıştır. "Hindi" ise bu günün geleneksel yemeğidir.
"Hindi", Sülüngiller'den evcilleştirilebilir bir kuş türüdür. Amerika'ya ilk göç edenler tarafından keşfedilmiş ve 17. yy'ın başlarında Avrupa'ya getirilmiştir. Hindi, Amerika'nın keşfi ile dünyaya yayılmış olmasına rağmen Türkçe "Hindi" kelimesinin Colomb'un Amerika'yı Doğu Hint Adaları sanması ile bir ilgisi yoktur. Çünkü yine hindiye benzeyen ve Afrika kıtasına ait olan bir kuş olan Gine tavuğu Türkler tarafından eskiden beri bilinmekteydi ve çeşitli kaynaklara göre "Hint tavuğu" olarak da bilinen bu kuşa halk arasında (Hint illerinden gelen kuş) manasında "Hindi kuşu" denilirdi.
İngilizce "Turkey" olarak anılan hindiye bu ismin verilmesi de buna benzer bir şekilde olmuştur.
Keşfin yapıldığı yıllarda Akdeniz ticareti Levantenlerin elinde idi. Yeni kıtadan gelen hindiler de Ingilizlere şirketin ortağı olan ve "Turkey Merchants"
(Türkiye Taciri) adı ile de bilinen "Levant Company" adlı şirket tarafından ulaştırılıyordu.
Levant Şirketi, 1592'de kurulmuş bir İngiliz imtiyazlı şirketti. 11 Eylül 1592'de Venedik Şirketi (1583) ve Osmanlı Türkiye Şirketi (1581) birleştiğinde Levantenler, İngilizlerce "Hindi tüccarları" olarak da anılırdı. İngilizlerin hindiye Turkey deme nedenleri de bu yüzdendi.
Tekrar şükran gününe dönecek olursak, bir makaleye göre 1620'lerde Avrupa'dan yerleşim için ilk kez, May Flower (Mayıs Çiçeği) gemisiyle ABD’ye gelen Pilgrimler (yerleşimci hacılar), ilk geldiklerinde aylarca süren yolculuklarından dolayı yorgun, hasta ve açtırlar.
Kızılderililer onları karşılar ve yiyecek verir, hindi avlamasını, mısır ekmesini öğretirler. Üç yıl sonra İngiliz Vali William Bradford büyük bir yemek hazırlar ve Kızılderililer’i de çağırır. Kızılderililerin şefi Massoit, 90 kişiyle bu törene katılır ve o günden sonra her hasat sonrasında bu yemek geleneği sürer. Ne yazıktır ki Avrupalı yerleşimcilerin Kızılderililer'e minnettarlığı kısa sürmüş.
1637'de Massachusetts valisi John Winthrop binlerce Pequot Kızılderili erkeğinin,
kadının ve çocuğunun katledilmesini emretti.
Tabi bu olay, tamamlanması ve tabii ki nihai hedefine, yani Kızılderililer'in topraklarını almak ve kaynaklarını sistematik olarak yağmalamak olan nihai hedefine ulaşması, 200 yıldan biraz fazla sürecek olan bir Kızılderili soykırımının başlangıcına işaret ediyordu.
1637'de başlayan soykırım, Yerli Amerikalıların çoğu yok edilene, birkaçı beyaz topluma asimile edilene ve geri kalanı küçülüp ölmek üzere çekincelere yerleştirilene kadar tüm kıtanın fethinin başlangıcını işaret ediyor. 1863’de Başkan Abraham Lincoln Şükran Günü'nün ulusal bayram olmasını önerir, ancak bu öneri Kongre’de 1941'de karara bağlanır ve her yılın Kasım ayının son Perşembe'si Şükran Günü olarak ulusal bayram ilan edilir. Ancak, Şükran Günü, Kızılderililer arasında bir Yas Günü olarak kutlanmaktadır.
ABD, yıllar içinde bu geleneğini değiştirip yeni bir yılın başlangıcı olan Yılbaşı geceleri için de uygulamaya başlamıştır. Yılbaşı, Şükran Günü, Kızılderili sofralarda sunulan hindi hikâyesi budur.
Kaynak: Sinan Acartürk