Devletin matbaasında basılan gri pasaportlar, hakkı olmayan kişilere 8 bin euro karşılığında satıldı. Polis ekipleri, bu suçla ilgili olarak 4 kişi hakkında soruşturma başlattı ve şüpheliler, ilk duruşmada tahliye edildi. Olay, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, suçluların işbirliği ile devletin en güvenilir kurumlarından birinin, matbaasında basılı pasaportların sahte olmadığı tespit edildi. Bu durum, devletin güvenliğini tehlikeye atacak boyutlara ulaşan bir skandal olarak değerlendirildi.
Pasaportlar Nerede Basıldı?
Gri pasaportların basım süreci, Türkiye Ulusal Ajansı’nda çalışan Dışişleri Bakanlığı personeli İbrahim D.'nin yardımına başvurularak gerçekleştirildi. Elde edilen bilgilere göre, pasaportlar sahte değildi, ancak yetkisiz kişilere verilerek yasa dışı bir şekilde satıldı. Bu olay, pasaportların basılma sürecine dair ciddi güvenlik açıklarını gündeme getirdi.
Sanıklar İlk Duruşmada Neden Tahliye Edildi?
Sanıkların, pasaportları düzenli ve doğru şekilde çıkardıkları iddialarının aksine, sahtecilik ve yolsuzluk suçları kapsamındaki eylemleri mahkemeye taşındı. Ancak sanık avukatlarının savunmasında, Malatya’daki benzer bir davada verilen beraat kararına atıfta bulunması sonucu, tüm sanıklar ilk duruşmada tahliye edildi. Bu durum, yargı sürecinin ne denli karmaşık ve tartışmalı olduğuna dair önemli bir örnek teşkil etti.
Malatya’daki Benzer Skandalın Etkisi Ne Oldu?
Malatya’daki gri pasaport skandalının, sanıklar tarafından örnek gösterilmesi davanın seyrini değiştirdi. Malatya’daki olayda, Yeşilyurt Belediyesi’nin 45 kişiyi gri pasaportla Almanya’ya gönderdiği ve 43’ünün dönmediği ortaya çıkmıştı. Buradaki davada ise 3 belediye personeline beraat kararı verilmişti. Bu gelişme, Isparta’daki davanın seyrini doğrudan etkileyerek, sanıkların tahliye edilmesine neden oldu.
İbrahim D.’nin Savunması Ne Oldu?
Dışişleri Bakanlığı çalışanı İbrahim D., sahte pasaport skandalında yer aldığı iddiaları üzerine mahkemede savunma yaptı. İbrahim D., bir telefon görüşmesinde kendisine bildirilen projeyi doğruladıktan sonra, belgeyi Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne gönderdiğini söyledi. Savunmasında, durumun yasal olduğunu düşündüğünü ve herhangi bir sakınca görmediğini ifade etti.