Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ülkenin karşı karşıya olduğu sahipsiz sokak köpekleri sorununa ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sorunun temelinde yasal sorumluluğun belirsizliğinin yattığını vurguladı ve Türkiye genelindeki sahipsiz köpek sayısının yaklaşık 4 milyon olduğunu belirtti.
Sorunun Boyutu ve Kayıt Tutma Zorlukları
Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgilere göre, Türkiye'deki sahipsiz köpeklerin sayısı tahminen 4 milyon civarında. Ancak, bu rakamın net olarak belirlenememesinin nedeni, hayvanların sıklıkla yer değiştirmesi ve yerel yönetimler tarafından tutulan kayıtların yetersizliği. Bu durum, sorunun boyutunu net bir şekilde ortaya koymayı zorlaştırıyor.
Kısırlaştırma Çalışmalarının Yetersizliği
Sahipsiz köpeklerin popülasyonunu kontrol altına almanın önemli bir yolu olan kısırlaştırma çalışmalarının yetersiz olduğuna dikkat çekildi. Bilimsel verilere göre, sorunun çözümü için yılda %70 oranında köpeklerin kısırlaştırılması gerekiyor. Ancak son beş yılda bu hedefe ulaşılamadı ve en fazla bir yılda 350 bin köpek kısırlaştırılabildi.
Kuduz Riski ve Güvenlik Tehlikesi
Bakan Yumaklı, Türkiye'nin kuduz riski açısından yüksek bir konumda olduğunu vurguladı. Bu durum, ülkeye seyahat edecek olan vatandaşların risk altında olduğu anlamına geliyor. Ayrıca, sokak köpeklerinden kaynaklanan güvenlik tehlikeleri de dikkate alındığında, sorunun sadece insan sağlığı açısından değil, aynı zamanda toplumsal güvenlik açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtildi.
Trafik Kazaları ve İnsan Kayıpları
Son beş yılda meydana gelen trafik kazalarında hayvanlara çarpmanın etkileri de ele alındı. İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, bu kazalarda 55 kişi hayatını kaybetti ve 5 bin 147 kişi yaralandı. Bu da sokak köpeklerinin insan hayatı üzerindeki doğrudan etkilerini gösteriyor.
Çözüm İçin Toplumsal Destek ve Uzman Katkısı Gerekliliği
Bakan Yumaklı, sorunun çözümü için toplumsal destek ve uzmanların katkısının önemine vurgu yaptı. Kamuoyunun sağduyulu yaklaşımının ve bilim insanlarının gerçekçi çözüm önerilerinin, sorunun üstesinden gelmede kritik bir rol oynayacağını belirtti. Bu noktada, toplumsal farkındalığın artırılması ve etkili politikaların oluşturulması gerektiği üzerinde duruldu.