Tatil beldelerinde, özellikle denize yakın işletmelerin çoğu belediyeye ödeme yaparak, sahillerde hizmet sunuyor. Ancak bazı işletmeler, "özel işletme" statüsüyle yüksek ücretler talep ederek, şezlong kiralamayan vatandaşların denize girmesini engellemeye çalışıyor. Çeşme'de yaşanan bir olayda, Eşref Kaya isimli bir vatandaş, denize girmek için özel bir işletmenin sahilinde şezlong kiralamadan havlusunu serdi. Ancak işletme yetkilileri, Kaya'ya denize girmesinin mümkün olmadığını belirtti. Şezlong kiralamadıkça plajdan faydalanamayacağını ifade eden yetkililer, durumu tartışmaya dönüştürdü.
Olayın Büyümesi Sonrası Hukuki Süreç Başladı mı?
İşletme yetkililerinin, Kaya'ya yönelik sözlü tacizlerinin ardından tartışma daha da büyüdü. Bir işletme çalışanının Kaya'ya "Seni de eşyalarını da denize atarım. Doktor olmuşsun ama bir şey bilmiyorsun" şeklindeki sözleri gerilimi artırdı. Kaya, daha sonra hem işletme çalışanları hem de işletme yetkilileri hakkında şikayetçi oldu. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlatarak, şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan iddianame düzenledi.
Mahkeme Kararı ve Yargıtay’a Taşınan Dosya
Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda işletme çalışanlarını suçlu bularak, her birini 1 yıl 8'er ay hapis cezasıyla cezalandırdı. Kararın ardından, Yargıtay Genel Kurulu'na taşınan dosya, emsal niteliğinde bir karar ile sonuçlandı. Yargıtay, deniz kıyısının herkesin eşit şekilde faydalanabileceği bir alan olduğuna ve işletmelerin vatandaşların denize girmesini engelleme hakkına sahip olamayacağına karar verdi. Bu kararla, şezlong dayatmasına karşı önemli bir adım atılmış oldu. İşletme yetkililerinin cezaları onanarak, plaj alanlarının daha erişilebilir olmasının önü açıldı.