Fransızlar, 5 ekim 1920’den itibaren,İskenderun ve Dörtyol üzerinden sevk ettikleri
yeni kuvvetler ile Erzindeki kuvvetlerini takviye ederek, Toprakkale ile hemen
kuzeyinde bulunan Bahadır Tepesi’ne yerleştirmeye başlamışlardı. Bu sıralarda, Milli
Kuvvetlerden muhtemel bir Fransız taarruzuna karşı Osmaniye bölgesinde
mevzilenmeye başlamışlardı. 9 Ekim 1920’de mevzilerine yerleşen milli kuvvetler ile
bulundukları yerler:
“ Haruniye grubu adı verilen 26. alayın 2. taburu ağır makineli tüfek bölüğü ile bir
kudretli dağ takımı Kovanbaşı sırtlarında ve Beştepelerde.
Osmaniye grubu içinde yer alan Çardak, Kıyak ve Yarpuz Milli Kuvvetleri,
Osmaniye’nin kuzey doğusundaki ova kesiminde görevlendirildi.
İslahiye grubu, Domuz gediğini kontrol altına aldı. Hassa Milli Kuvvetleri ise o
bölgede katmadan gelebilecek kuvvetlere karşı hazır bir halde idi. Ceyhan
grubu,gerektiğinde kullanılmak üzere yine eski yerinde ve Mercin Suyu’nun kuzey
kıyısıda emir bekleyecekti. Ayrıca, Tatarlı ( Isırganlı )’da , Ceyhan grubu ile bağlantıyı
sağlamak gayesiyle bir irtibat birliği bulunduruldu.Süvari bölüğü ise Dikili’de
toplandı”.59 Türk kıtaları, Osmaniye bölgesinde tertiplenmeye başladılar, Ekim 1920 de
bu tümeni tamamladılar. Haruniye bölükleri 26 ıncı alayın ikinci taburu ve ağır makine
ii tüfek bölüğü, bir kudretli dağ takımı, Kovanbaşı sırtlarında ve Beş cephede,
Osmaniye grubu, Çardak, Kaypak, Yarpuz Kuvayı Milliyesi Osmaniye'nin
kuzeydoğusundaki ova kesiminde görevlendirilmişti. Islahiye grubu Domuz gediğini
kapadı. Hassa milli kuvvetleri de o kesimde, Katma'dan gelecek kuvvetlere karşı hazır
bulunacaktı. Ceyhan grubu da gerektiğinde kullanılmak üzere eski yerinde, Mercin
kıyısında emre amade olacaktı.
Fransızlar'ın, 5 Ekim 1920 den itibaren İskenderun'dan karaya çıkardığı kuvvetlerle
takviye edilen Erzin'deki alayı, Toprakkale ve bunun kuzeyindeki Karabahadır.
tepesinde mevzilendirilmişlerdi. Bu kesimde bir tümene yakın kuvvet toplandıktan

sonra 10 Ekim 1920 sabahı şu düzende taarruza başladılar: Topları genel olarak
Karabahadır cephesinin doğu güneyi ve güney kesimine mevzilendirilmişlerdir. Bu
topçu kuvveti, altı bataryadan az değildi. Topçular, Kovanbaşı ve Araplı'daki Türk
kuvvetlerine hep birden ateşe başladılar. Bu ateşin desteği altında piyadelerini ileri
sürdüler. İlk önce Araplı köyüne doğru ilerleyen bir kol, Beştepe'deki Türk
piyadelerinin şiddetli ateşiyle karşılaştılar. Fransızlar şiddetli ateş karşısında
dayanamayarak geri çekildiler. Diğer taraftan Osmaniye kuzeyindeki ova kesimine
taarruz eden Fransızlar, Türk piyadelerinin şiddetli ateşi karşısında ilerleyemediler.
Fransızlar, büyük bir kısım kuvvetleri de Haruniye bölüklerinin bulunduğu Kovanbaşı
sırtına yön alarak 300-400 metreye kadar yaklaşmışlardı. Bu etkili mesafe içerisine
giren düşman Piyadeleri üzerine kuvvetlerimiz tarafından şiddetli ateş açıldı.
Taarruzlarına büyük bir hız veren Fransızlar, bu hücumlarından da bir sonuç
alamamışlardır. Bu suretle 26. alayın ikinci taburunun cephesi kısmen serbest kaldı.
Sıkışan Haruniye bölükleri, bu. taburun iki bölüğü ile takviye edildi. öğleden sonra
cepheye 20 - 30 metre kadar yanaşan Fransız piyadelerine karşım kuvvetlerimiz
tarafından hücuma geçilerek, düşman geri atıldı. Türk kuvvetlerinin elindeki,
mekanizmaları değiştirilmiş martin tüfeklerinin iğneleri kırılmaya başladığından, ateş
kuvveti gittikçe azalıyordu. Fransızlar bundan faydalanarak bir defa daha şanslarını
denemek istedilerse de, az sayıda Türk ağır makineli tüfeklerinin kuvvetli ateşi
karşısında, hücumları kırıldı. Daha geride bulunan toplar da kuvvetli ateş açarak,
Fransızların kayıplarını arttırıyorlardı. Akşama kadar yapılan hücumlar, ağır kayıplarla
tamamen durduruldu. Bu muharebede başarı gösteremeyen Fransız kuvvetlerinin
gerisine. etki yapmak için, Ceyhan Kuvayı Milliyesinin Tatarlı üzerinde, Toprakkale
istikametinde taarruza geçmesi emredilmiş ise de, Fransızların Tatarlı'ya doğru
ilerleyen diğer bir kolu karşısında, Endel ve Hemite'deki geçitlerden geçerek, Ceyhan
kuzeyine çekilmek mecburiyetinde kaldılar. Muharebe sekiz saat kadar sürdü.
Ortalığın, kararması ile her iki. tarafın ateşi kesildi. Türk kıtaları taarruzun tekrar
başlamasını düşünerek, çekildikleri' eski mevzilerinde gerekli tertibatı aldılar.
Fransızlar, bu muharebede büyük kayıplar verdiklerinden tekrar taarruza lüzum
görmeyerek topçu ateşi altında kuvvetlerini ilk önce Yeniköy istikametine ve sonra da
batıya doğru çektiler.
Kovanbaşı adıyla anılan bu savaş, Türk kuvvetlerinin kahramanca savunmaları ve karşı
taarruzları ile başarıya ulaşmıştır. Ağır kayıplar veren Fransızlar ölü ve yaralılarını
beraber götürüyorlardı. Dörtyol kaymakamlığından alınan bilgiye göre, Fransızların bu
çarpışmadaki kayıpları 1000 kişiye yakındı. Kayıpların bu kadar ağır olmasında pek az
sayıdaki makineli tüfeklerimizin rolü büyüktü. Araziden ustaca faydalanmak ve etkili
ateşler açmak, Fransızları yakın mesafelere kadar sokmadan ateş açmak ve Fransız
topçu su na hedef göstermemek, bu muharebenin başlıca niteliklerini teşkil ediyordu.
Türk milli kuvvetleri bu bölgedeki muharebelerde ve bundan önceki savaşlarda büyük
yararlık ve kahramanlık göstermişlerdi. 26. Alayın ikinci tabur subayları ve erleri, çok
iyi savaştılar. Kuvayı Milliyeden de Haruniye Milli bölük komutanı.
Yeşiloğullarından Mehmet ve ibrahim Hakkı, Düziçi bölük kumandanı Kötüoğlu
Mustafa. ve Bahçe bölük komutanı Hacı Bey, kıtaları sevk ve idarade gösterdikleri
maharet ve hayatlarını esirgememekte gösterdikleri fedakarlıkları takdire değer bir
durumda idi.
Bu muharebelerden sonra, Ceyhan'ın ikmaline önem verildi. Maraş'tan gönderilen iki
şınayder dağ topu da, Osmaniye bölge komutanlığı emrine verildi.

Kaynak :Ali İŞLEK