Alibekiroğlu Dede Efendi, o dönemlerde Osmaniye'nin en saygın kişiliklerinden biri olarak bilinir ve Milli Mücadele döneminde çete liderliği yapmıştır. Gün boyunca Osmaniye'de Fransızların Ermeni ve Arap askerleri jandarma olarak dolaşırmış. Dede Efendi, bu Arap askerlerinden birini yakalamak ve öldürmek ister. Ancak, o Cezayirli Müslüman Dede Efendi'ye durmasını işaret eder ve "Sen müslüm, ben müslüm, dam dam yok" der. Arkadaşları ve kendisi aç olduğunu belirtir ve çeteler onların karnını doyurur.

Çete savaşının en yoğun zamanında Gouvarnaur Andre, çeteleri yakalamak ve ortadan kaldırmak ister. Osmaniye'nin yerlisi bir Ermeni de, gece çetelerin yerini gösterebileceğini söyler. O gece Alibekiroğlu'nun avlusunda büyük bir ateş yakılır, çeteler ateş etrafında oturur ve ne yapacaklarını düşünürler. Avlunun arka tarafında ise Alibekiroğlu Şükrü, buğdayın başında nöbet tutmaktadır. Alibekiroğlu'nun avlusu uzun kavaklarla çevrilidir. Çetelerin, başında oturup yarın ne yapacaklarını düşündüğü ateşin ışığı bu kavakların üst kısmını aydınlatır. Fransızların Mehmet Şeminlerdeki karargahında Ermeninin ihbarı üzerine o kavakların aydınlanmasını göstermesiyle yaylım ateşi açılır. Ateşin başında oturan üç çete ile buğday başında nöbet tutan Alibekiroğlu şehit olurlar.

Fransızlar şehrin kontrolünü tamamen ellerine almışlardı. Bu doğrultuda, şehrin belirli stratejik noktalarında bulunan çetelerin beslenmesi ilk sorundu. Şehrin kuzey tarafında bulunan Alibekiroğlu'nun evinde çetelere yemek yapılırdı. Çevre köylerde halkın kendi rızasıyla çete mensuplarına verdiği buğdayı, Fransızlar değirmenleri işgal ettikleri için, kadınlar el değirmeninde öğütürlerdi. Ancak bu işlem sonucu ekmekler seri bir şekilde yetiştirilememekteydi.

Bir fırına ihtiyaç duyuluyordu. Bunun için çeteler, gece vakti Fransızların kullanım dışı bıraktıkları büyük caminin arkasındaki fırına gizlice girip taşlarını çalarlar ve Alibekiroğlu'nun evine kadar taşırlar. Bu taşlarla fırın yapılır. Bu sayede daha fazla ekmek üretilebilir ve ihtiyaçlar karşılanır. Hazırlanan yemekleri ve azıkları çocuklar (kendi deyimleri ile-genç iriler) çetelere ulaştırırdı.

KAYNAK:Ali İŞLEK